Kayıtlar

belgesel etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Sergi: 67° 49′ 32″ KUZEY

Resim
TRT yapımı olan ve çekimleri Kanada’nın kuzey kutup bölgesinde gerçekleştirilen “67º 49’ 32’’ KUZEY” sergisi, nüfusunun büyük bölümü yerli halk İnuitlerden oluşan, yaklaşık 1500 kişinin yaşadığı Kugluktuk’ta geçiyor. Fransa vatandaşı Mathieu Dumond, 17 yıldır “evim” dediği bu kasabada, Inuit eşi ve 5 yaşındaki oğluyla birlikte yaşıyor. Yaban hayatı biyoloğu olarak çalıştığı, dünyanın en zorlu bölgelerinden biri olan bu topraklarda, aynı zamanda geniş yabanıl alanların ve yaban hayvanlarının çekimlerini yapmaya çalışıyor. Mathieu’nun öyküsü, yalnızca bir kişinin değil, tehdit altındaki doğal yaşamı ve kültürüyle, dünyanın en önemli coğrafyalarından birinin öyküsü. Belgeselin yapımı sırasında çekilen fotoğraflardan oluşan bir seçki, 3 Temmuz – 29 Eylül 2019 tarihleri arasında, Fransız Kültür Merkezi (Ankara) salonunda sergilenecek. TRT, Kanada Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi’nin katkılarıyla düzenlenmektedir.

Ara Güler, Bir Zamanlar Istanbul Belgeseli Bağımsız Film Festivalinde

Resim
İstanbul'da yaşayanların en büyük şanslarından biri de, Ara Güler'in fotoğraflarının şehre ait bir görsel birikimi kendiliğinden zenginleştirmesi, farkında olmadan gördüklerinin onun gördüklerine eklenivermesi herhalde. Sayısız tarihi katmandan oluşan ve bu katmanların izleriyle aniden, herhangi bir köşe başında karşılaşabileceğiniz Istanbul'a onun fotoğrafları da başka bir katman ekliyor. Ara Güler, 50 yıldan fazla süredir Istanbul'un -onun deyişiyle deli saraylının anlarını yakalıyor. Hem şatafatlı ve mutlu günlerinde hem de biraz gözden düşmüş, kalbi kırılmış ama takıp takıştırmaktan vazgeçmemiş zamanlarında, her zaman sadık bir dost olarak. Ara Güler, Bir Zamanlar Istanbul, Istanbul sokaklarını, insanlarını ve hikayelerini tekrar ama yeni bir gözle görmemizi sağlayacak bir belgesel, bitmesini hiç istemeyeceğiniz bir zamanda yolculuk. 22 Şubat 2018 İstanbul gösteriminin biletini almak için tıklayınız. 4 Mart Ankara gösterimi Armada AVM Cinemaxium

İFSAK Kısa Film ve Belgesel Yarışması İçin Son Gün 31 Aralık

Resim
Türkiye'nin günümüze kadar süregelen en eski kısa film etkinliği, İFSAK tarafından 1978 yılında yapıldı. 'İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması' başlatıldığı günden bugüne kadar ulusal düzeyde düzenlenmekte ve ülkemizdeki birçok kısa film etkinliğine örnek teşkil etmiştir. Etkinlik, çoğu dünya çapında önemli eserler vermiş değerli sinemacıların ilk eserlerine gösterim olanağı sunmakla birlikte, o yıllardan bugüne arşivlenen filmler sayesinde ülkemizin en kapsamlı kısa film arşivinin oluşmasına da katkı sağlamıştır. İFSAK gelecek dönemlerde de; aynı düşüncelerle ülkemizdeki sinema eseri sahiplerinin, üretimlerini artırmak, bir sanat olarak sinemanın gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, yeni fikirlere öncü olabilmek amacıyla her yıl 'İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması'nı düzenlemeye devam ediyor. Son Başvuru tarihi: 31 Aralık 2017

Belgesel LAB Merakla Sunar! ''Patronsuzlar''

Resim
Patronsuzlar  29 Kasım Çarşamba günü 19:30'da İFSAK'ta... Patronsuzlar’da Kazova işçileri hayatı devam ettirebilmek için direniyor. Alacaklarına karşılık fabrikadaki makinaları satmak için fabrikaya giren işçiler, polis baskını sonucu makinaları çıkaramaz. Patronsuz ve parasız bir halde makinalarla baş başa fabrikada kalan işçilerin direnişi hiç tahmin etmedikleri bir yönde evrilip Türkiye’nin en büyük işgal hareketine dönecektir. Film sonrası Sidar İnan Erçelik ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir. Türkiye / 2016 / 43’ Yönetmen Sidar İnan Erçelik Görüntü Yönetmeni Kürşat Üresin, Fatih Pınar, Sidar İnan Erçelik Kurgu Sidar İnan Erçelik Müzik Bandistanbul Fragman için tıklayınız https://vimeo.com/122985526 http://www.belgeselab.com

İstanbul'un Gözü Ara Güler Belgeseli Cern Modern'de

Resim
60 dakika süresince Ara Güler’in yeni bir sergi hazırlığı çerçevesinde fotoğrafçılık serüveni, İstanbul ve Beyoğlu sevgisi, hayata bakışının anlatıldığı belgesel film 23 Nisan Cumartesi Saat:17:00 de Cern Modern'de izlenebilir. 87 yaşındaki Ara Güler keskin zekası, nüktedanlığı ve hafızasıyla bize İstanbul’u ve Türkiye tarihini fotoğrafları üzerinden anlatıyor. İstanbul’un farklı mekanlarında Ara Güler ile yapılan  röportajların dışında yakın dostları ve dünyaca ünlü meslektaşları da ( Bruno Barbey, Joseph Koudelka, Nicos Economopoulos, Reza Deghati, Hasan Senyüksel, Coşkun Aral, Yunus Tonkuş, Sena Çakırkaya, Şener Şen, Nezih Tavlaş, Prof. Dr. Mehmet Bayhan, Kamil Fırat)   usta fotoğrafçıyı anlatıyor. Filmin müzikleri Derya Türkan’a ait. Derya Türkan çok ünlü müzisyenlerle çalışarak Beyoğlu ve Ara Güler’i anlatan özel müzikler besteledi. Washington DC Bağımsız Film Festivali’nde en iyi film ödülünü alan The Eye of İstanbul Selanik Belgesel film Festivali’nde de gösterild...

Ara Güler Belgeseline Amerika'dan En İyi Film Ödülü

Resim
Senaryo yazarı Ahsen Diner, proje danışmanı Nezih Tavlaş ödül töreninde  Festival Direktörü Deirdre Evans ile birlikte. Ümran Safter'in yapımcılığını üstlediği Ara Güler'in hayatını ve fotoğrafçılığını anlatan The Eye of Istanbul isimli belgesel filmi Washington DC Independent Film Festivali'nde en iyi film ödülünü aldı.  Belgeselin yönetmeni Binnur Karaevli filme dair merak edilen soruları Foto Gaste Bloga verdiği röportajda yanıtlamıştı. Röportajı okumak için tıklayınız.

Belgesel:Bir Avuç Kömür İçin Bir Ömür Verenlere

Resim
Soma: Bir Avuç Kömür İçin Bir Ömür Verenlere’ Belgeseli 16 Mart Pazartesi günü İstanbul’da ilk kez gençliğin festivalinde; Soma işçilerinin de katılımıyla izleyiciyle buluşacak. Özgecan Aslan’ın Yaşar Kemal’in de unutulmayacağı gecede Cahit Berkay ezgilerini Soma için söyleyecek. Festival açılışı saat 18.30’da, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde olacak. Ayrıca açılışta ‘Öteki’ temalı bir fotoğraf sergisi yer alacak.

Ali Öz'le Son Sergisi ''Ayıp Şehir'' ve Fotoğrafa Dair Bir Söyleşi

Resim
Fotoğrafa ilgi duyma ve akabinde foto muhabiri olma sürecinizden bahsedebilir misiniz? Lise çağında insan sınıf çelişkileri içerisinde büyüdüm, köyde domates ekmiştik domatesçi tüccar emeğimizin karşılığını ödemedi. Bu olay benim çok zoruma gitmişti ve ilk sınıf çelişkisini öyle yaşamıştım. Sonrasında lisede gazeteci olmaya ve toplumsal duyarlılık içerisinde kamusal yarar adına bir iş yapmaya karar vererek Ankara Basın Yayın bölümünü birinci tercih seçtim. Akabinde okula başladım ve burada sosyal politika alanında çalışmaya başladım. Köy-Koop ve çeşitli sendikalarda aktif olarak çalıştım. Köy-Koop sendikası o dönemin DİSK gibi kırsal kesimin örgütlendiği bir yerdi. Köy-Koop sendikasında Sinan Çetin ve Celal Ertem fotoğrafla ilgileniyorlardı. O dönemde de fotoğraf dersi alıyorduk onlar (Celal Erten ve Sinan Çetin) ayrılınca fotoğraf işi bana kaldı. Daha sonra fotoğrafın kendimi en iyi ifade edebildiğim araç olduğunu fark ettim. O dönemde hazırladığımız afiş ve pankartlard...

Erdal Kınacı Röportaj

Resim
www.erdalkinaci.daportfolio.com Farklı bir meslek icra ederken hobi olarak başladığınız fotoğrafçılığa profesyonel bir boyut kattınız. İşlerin bu noktaya geleceğini tahmin etmiş miydiniz? Geleceğe dair önsezi, tahmin konusunda son derece başarısız olduğumu söyleyebilirim. Fotoğrafa da amatör olarak eş-dost kareleri çekerek başlamıştım. Bir parça gelişme gösterdiğimi kabul ederek hala amatör olduğumu belirtmek isterim. Çalışmalarınızda insanı odak noktasına alan konular seçiyorsunuz. Seçtiğiniz konular sıra dışı ve anlatmaya çalıştığınız olayı estetik kaygısı gütmeden tüm gerçekliğiyle o an neyi gerektiriyorsa aktarıyorsunuz. Fotoğraf sizce sarsmalı mıdır? Size bu şekilde hissettirebildiysem ne mutlu… Oysa genelde olayları “estetize” etmekle eleştirilirim. Ben haber fotoğrafçısı veya belgeselci değilim. Hiçbir zaman öyle bir iddiam da olmadı. Sadece fotoğrafı kullanarak küçük hikâyeler anlatmaya çalışıyorum. Gerçekleri aktarmak, belge oluşturmak gibi kaygılarım yok. O iş...