Foto Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Foto Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Perşembe

Foto Kitap: Panorama İstanbul

 Fotoğrafçılık yalnızca görüntüler yakalamak değil; zamanı dondurmak, geçmişle bugünü buluşturmak 

ve tarihin izini sürmektir… Teknolojinin hızla ilerlediği bir çağda, fotoğrafçılık da dijital dünyanın sunduğu kolaylıklara ayak uydurdu. Ânı ölümsüzleştirmek artık saniyeler alıyor, binlerce fotoğraf tek bir hafıza kartında depolanabiliyor. Peki ya fotoğrafın büyüsü bu kolaylıkta kayboluyor mu? 
Panorama İstanbul bu sorunun cevabını geçmişin fotoğraf teklerinde arıyor: Islak kolodyum ve 
albümin baskı. 19. yüzyıldan kalma bu tekniklerel yapımı cam negatifler ve kâğıtlar kullanarak
benzersizfotoğraflar üretmeyi mümkün kılıyor. Her fotoğraf, özenle hazırlanmış kimyasallar ve
karanlık oda ortamında titizlikle işleniyor. 




Bu kitapta yer alan 34 fotoğraf, İstanbul’un tarihî ve ikonik mekânlarını ıslak kolodyum tekniğiyle 
yeniden yorumluyor. Kitapta, 19. yüzyılın unutulmaz fotoğraf teknikleriyle üretilen muhteşem görüntülerle buluşacaksınız. Bu çalışma, sadece İstanbul’un güzelliklerini sunmakla kalmıyor aynı 
zamanda fotoğrafın emek ve tutku ile üretilmiş bir sanat olduğunu da hatırlatıyor. 

Kerim Suner’in geleneksel fotoğraf teknikleriyle modern İstanbul’u yeniden keşfetme yolculuğuna Gülseli İnal, Akgün Akova ve Merih Akoğul incelikli yazılarıyla eşlik ediyor. 

Panorama İstanbul, bir kitap olmanın ötesinde aynı zamanda bir macera, bir keşif yolculuğu ve sanatın sınırlarını zorlayan bir manifesto. Bu büyülü dünyanın kapılarını aralamak istiyorsanız, buyurun… 


Kitabı satın almak için tıklayın

Pazar

Foto Kitap:Yükü Emek Olan Kara Tren

 1990 yılının baharında Karadeniz Ereğli’ye maden ocaklarından kömür taşıyan bu treni diğer buharlılardan ayıran özelliği yükünün emek olmasıydı. ‘Kara Tren’, madencileri ve yeraltında insanüstü çabayla çıkardıkları kömürü taşımaktaydı; tren gücünü, madencilerin alın teriyle yoğurduğu kömürden almaktaydı. Madenciler yorgundu, ‘Kara Tren’ler de... Kısa süre sonra buharlı lokomotifler depoya çekilip “müzelik” oldular.




Son yolculuklarına tanık olduğum madencileri ve emeğini taşıyan “45017, 45001”ile diğer buharlı lokomotifler neredeler acaba? Ereğli Garı’nın bir köşesinde müzelik mi oldular, yoksa hurda demir yığınına mı dönüştüler?


Ya anılar? Madencilerin, makinistin, ocakçının, onların geri dönüşünü özlemle bekleyen yakınlarının… Hepsi de siyah-beyaz fotoğrafın derinliğinde ve hüznünde gizliler. ‘Kara Tren’in kömür karası, buhar beyazı fotoğrafa da yansıdı; ikisi birbirini tamamladı adeta. ‘Kara Tren’in hüznüyle, siyah-beyaz fotoğrafın hüznü birleşti. Solgun fotoğraflar, o ‘an’ların belgesi şimdi.


Kitabı satın almak için tıklayınız.

Salı

Foto Kitap:Söz ve Müzik: İstanbul 2

2010 yılında ilki yayınlanan ve Muhsin Akgün tarafından çekilmiş 1999-2010 yılları arasında İstanbul’da gerçekleşen yabancı konserlerin fotoğraflarından oluşan Söz ve Müzik: İSTANBUL kitabının ikincisi olan Söz ve Müzik: İSTANBUL 2 kitabı, 2010-2020 yılları arasını kapsamaktadır. 10 yıllık zaman diliminde İstanbul’da gerçekleşen yabancı konserlerden seçilen 199 konseri 204 fotoğraf ile kitapta görebileceksiniz. Kitabın editörlüğünü Derya Bengi, Tasarımını ise Hakan Lokanoğlu yapmıştır.



Kitabı satın almak için tıklayınız.

Pazartesi

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi 10: İbrahim Zaman Retrospektifi

Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin yeni kitabı İbrahim Zaman retrospektifi, kitabevlerinde yerini alıyor. Eczacıbaşı Topluluğu’nun 50 yılı aşkın bir geçmişe sahip fotoğraf yayıncılığı geleneğinin bir parçası olan ve Dr. Nejat F. Eczacıbaşı Vakfı tarafından yayınlanan seri, her yıl değerli bir fotoğraf sanatçısının retrospektif kitabını, sanatsal bütünlük içinde izleyicilere ulaştırıyor.
Kitapta, fotoğraf hayatına stüdyo çıraklığı ile başlayan İbrahim Zaman’ın yapıtları ve yaşamı retrospektif bakış açısıyla yer alıyor. Hem Türkiye’nin birçok bölgesini hem de dünyanın 75 ayrı ülkesini elinde fotoğraf makinesi ile köşe bucak dolaşan İbrahim Zaman, fotoğrafçının içinde bulunduğu çağın görsel tarihini yazan kişi olduğunu söylüyor ve kitapta ışığı özenle işleyerek deklanşöre bastığı anı izleyici ile buluşturuyor.
Konsept ve tasarımı Bülent Erkmen’e ait olan ve editörlüğünü Merih Akoğul’un üstlendiği Eczacıbaşı Fotoğraf Sanatçıları Dizisi’nin onuncu kitabı, İbrahim Zaman Retrospektifi, Türkçe ve İngilizce olarak iki dilde sunuluyor.

Foto Kitap:Fotoğrafçı Olmak

Bu kitap fotoğraf alanının temel özelliklerine bunların hem imge yaratıcısı hem de insan olarak fotoğrafçılar tarafından daha etkin bir gelişim için nasıl kullanılacağına dair ortak bir anlayışı özetler.

Teknoloji ya da teknik işlemler hakkında olmamasına karşın, bu bir ‘’Nasıl Yapmalı’’ kitabıdır. Pratik deneyimlerden, geçmişten ve günümüzden pekçok usta fotoğrafçının yaşamlarından süzülmüş ‘fotoğrafçı gibi düşünmek ve davranmak’ üzerine bir kitap. Bulunduğu yer fotoğrafik yelpazenin hangi kanadında olursa olsun, tüm fotoğrafçıların kullanabileceği temel ilkeleri keşfedebilmek için ortak paydaları arayan bir kitap.

Kitabı satın almak için tıklayınız. 

Çarşamba

Görsel Kültür ve Fotoğrafın İzinde Instagram

Görsel Kültür ve Fotoğrafın İzinde Instagram kitabı bugüne kadar Türkiye’de çıkmış en kapsamlı araştırma. Instagram’ın hayatımıza ne kadar etki ettiğini ve değiştirici olduğunu gösteren bir örnek…

Sosyal medya ağları, çok değil, 2000 yılından sonra hayatımıza girdiği halde, sosyal ve toplumsal ilişkilerde vazgeçilmez hale gelerek önceki dönemi de unutturdu. Günümüzde yeni nesiller PC, tablet, cep telefonu gibi araçları, genetik bir mirası sahiplenir gibi hızla ve kendinden emin şekilde kullanmakta, yeni medya ve sosyal ağlarda değişime uğramış dili gündelik hayatlarına taşırken, sosyalleşme ölçütü olarak sosyal medyada var oluşlarını yeterli görmekte ve bu yeni dünyada soluk alıp vermektedir.

Foto Kitap:Photo Graphos

Underground, ‘şehrin ötekisi’dir: İmgelem, burada, yerüstündeki —neredeyse— şiirsel düzenek içinde sürekli değişen, akan görüntülere ve seslere teslim olmaktan uzak bir yeknesaklık içindedir. Yerüstünün ‘gerçek’ topografyasının hem geometrik hem de zamansal açıdan hayli soyutlanmış hali, yeni bir bilişsel haritayı dayatır. Dalgıçların yüzeye çıkarken kimi düzeylerde kendilerini alıştırmak için oyalanması gibi, şehirli, metrodan şehre çıkarken gitgide somutlaşan ve şehirdekilere benzeyen programlarla ve öğelerle karşılaşacaktır: Yiyecek, içecek, gazete ve dergi satan kiosklar, köşelere ilişmiş evsizler, şehrin ‘gerçek’ topografyasını anımsatan tabelalar, yol ayrımlarında vedalaşan çiftler ve benzerleri yerüstünün atmosferine alışmamız için onu hızla evrimleştiren ara-süreçler gibidir. Kendine dönük, hafızasız, şematik bir coğrafî algıya sahip olan her yeraltı hayvanı, ekonominin ve göstergebilimin rahle-i tedrisinden hızla geçerek insanlaşır.


Mahrem alanın ikili yapısı, bir yandan kamusallığın dışladığı –ve kimi zaman cezalandırdığı– eylemlerin serbestçe icra edilebileceği bir özgürlük alanını imlerken öte yandan onu saklayarak ve daraltarak, son tahlilde imkânsız kılar. Her anlamda mülkün hapsediciliğidir bu. Perde ve bahçe duvarı birbirlerine benzerler. Her ikisi de mülkiyetin kayıtsız şartsız korunmasına adanmıştır. Biri vücudun ve çıplaklığın, diğeri ise –geniş anlamıyla– evin. Başkalarına ait olmamasını istediğimiz şeyler, gitgide içe çöker ve yaşamımızı daraltırlar.
 …

Şehir rutinlerini olduğu gibi sayfiyeye taşımak başka şeydir; şehrin çekirdek örüntülerinin hayli dışına, hiçbiryerin ortasında kalan tanımsız, imara açık, fakat yaşama kapalı alanlara taşımak başka. Şehri oluşturan tek şey –farklı sınıflardan kişilerin karşılaşma ve çatışma olanağı– vakumlandığında kalan, her şeyiyle hakiki şehirli olduğunu iddia eden orta sınıfın zavallı mastürbasyon sahnesidir.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Pazar

Haber Aracı Olarak Fotoğraf

Bu çalışma haber fotoğrafçılığı, fotoğrafçısı ve fotoğrafı üzerinedir. 1855 Kırım Savaşı ile haber fotoğrafçılığı başlamış ve bu savaşı fotoğraflayan Roger Fenton da ilk haber fotoğrafçısı kabul edilmiştir. O tarihten bugüne dünyada ve Türkiye’de her alanda olduğu gibi haber fotoğrafçılığı alanında da gün be gün çok şey değişmiş ve değişmektedir. Habere bakış açımız, haberin dili, haberde kullanılan fotoğraf tekniği ve teknolojisi, haberin yayınlandığı mecralar, haber fotoğrafçıları, fotoğraf ajansları ve sözgelimi savaşın, şiddetin, ölümün ve çekilen acıların görünürlüğü veya ciddi siyasi bir haberin magazinelleşmeye doğru evrilmesi gibi pek çok değişime rastlanmaktadır. Kitapta dönüşen yeni medya toplumunu, buna bağlı olarak değişen ve gelişen yeni habercilik anlayışı ve teknolojisini ve haber fotoğrafçılığı ve fotoğrafçılarının değişen yeni durum ve konumlarını konu edinen çalışmalar yer almaktadır.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap:Fotoğraf Kuramı

Fotoğrafın güzel sanatların bir dalı olarak kabul edildiği ve düzenli bir şekilde sanat tarihsel içerik çerçevesinde değerlendirildiği günümüzde böylesi bir değerlendirmenin temellerine açıklık getirmek çok daha büyük önem taşımaktadır. Tuhaf bir şekilde 1980’lerden bu yana, fotoğrafçılığı kuramlaştırmak üzere çok az çalışma yapılmıştır: Sanatçılar ve tarihçiler, Charles Pierce’den Roland Barthes’e ve Pierre Bourdieu’ya uzanan eski kaynaklar üzerinden ilerlemeye devam etmişlerdir.

Peki o halde fotoğrafçılığı kuramlaştırmanın en iyi yolu nedir?
Fotoğrafçılık Kuramı, bir grup makaleden - Jan Baetens, Diarmuid Castello, Margaret İverson, Thierry de Duve ve Rosalind Krauss – önde gelen dokuz sanat kuramcısı ve fotoğraf eleştirmeninin konuşmalarından oluşuyor. Yirmi altı akademisyen, daha sonrasında konuşmalar üzerinde yorumlarını değişik biçimlerde sunuyorlar. Ayrıca kitabın içerisinde fotoğraf kuramlarının kısa tarihi ve iki tamamlayıcı özet makale bulunuyor. Alışılagelmedik yapısıyla ve konu üzerinde en önde gelen düşünürlerin katılımıyla –Krauss, Abigall Solomon-Godeau, Victor Burgin, Alan Tracthenberg, Geoffrey Batchen, Liz Wells ve Joel Snyder – Fotoğraf Kuramı, fotoğraf sanatı üzerinde yapılan çağdaş tartışmalara benzersiz bir bakış açısı sunuyor.

Kitabı satın almak için tıklayınız

Çarşamba

Foto Kitap:Walter Benjamin / Fotoğraf Yazıları

“Walter Benjamin fotoğrafı hatırlatmaktan hiç vazgeçmedi. Tarih boyunca değişen, uyum sağlayan, gelişen bir şey olarak fotoğrafın izini süren güçlü bir fotoğraf eleştirmeniydi. Fotoğrafın bir tarihi, bir hayatı olduğuna inandı. [...] Benjamin’in gözlemlediği üzere fotoğraf iktidardakiler ve geleneksel sanata gereğinden fazla özlem duyanlar tarafından kötüye kullanılabilir ve kullanılmıştır da [...] Fotoğraf yozlaşabilir. İçinde bulunduğu zamandan ayrı düşebilir ya da (fotoğraftaki) özneleri genel olarak kötüye kullandığı gibi onu da kötüye kullanan baskıcı güçlerin güdümüne girebilir. Benjamin’in fotoğrafa dair ve fotoğrafın yörüngesindeki çeşitli yazılarıyla amaçladığı şey, panoramik bir bakışla okurunu bu aracın potansiyeli ve gerçekliği konusunda eğitmektir.”

Walter Benjamin’in fotoğraf yazılarından oluşan bu derleme aşina olduğumuz fotoğrafa başka bir gözle tekrar bakma, işlevini, imkânlarını yeniden düşünme olanağı sunuyor; fotoğrafın zaman içinde kazandığı ve kazandırdığı farklı anlamların izini sürüyor. Bu derlemede yer alan tüm yazılar Leslie’nin sunuşuyla açılıyor, değinilen kişi ve kavramların açıklandığı sözlüklerle sona eriyor. Kitapta ayrıca Benjamin’in atıfta bulunduğu fotoğraflardan örnekler de yer alıyor.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap:Hoş Geldin Gazi Atatürk’ün İstanbul Günleri

“Hoş Geldin Gazi - Atatürk’ün İstanbul Günleri (1927 – 1938)” sergisi, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’ndan sonra ilk kez İstanbul’a geldiği 1 Temmuz 1927 tarihinden Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybettiği 10 Kasım 1938’e kadar İstanbul’da geçirdiği günlerin fotoğrafları ve hikâyelerini kronolojik bir bütünlük içinde ziyaretçileriyle buluşturuyor.

Küratörlüğünü Cengiz Kahraman’ın yaptığı sergide yer alan fotoğrafların tamamı Yapı Kredi Tarihi Arşivi Selahattin Giz Koleksiyonu’ndaki negatif ve fotoğraflar arasından seçildi. Dönemin foto muhabirleri, Cumhuriyet gazetesinden Namık Görgüç ve Selahattin Giz, Son Posta gazetesinden Cemal Göral, Akşam gazetesinden Faik Şenol, Tan gazetesinden Hilmi Şahenk‘in çektiği bu tarihi fotoğraflar gazetelerden günü gününe derlenen hikâyeleriyle birlikte ilk kez sunuluyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat, “Hoş Geldin Gazi - Atatürk’ün İstanbul Günleri (1927 – 1938)” sergisine ev sahipliği yapıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’daki günlerini ziyaretçilerle buluşturan sergi, 17 Mayıs – 10 Kasım 2019 tarihleri arasında Yapı Kredi Müzesi’nde gezilebilir.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap:Sarkis - Sarı Punctum

Sarkis 1972'de, yaşadığı binanın bodrumunda bir dizi fotoğraf çekti. Flaş ışığında bir anlığına belirip yiten mekan parçaları buldu orada, kendi üzerine kapanmış, kapatılmış bellek sahneleri: izler, çizikler, akıntı şeritleri... ölesiye bırakılmış birkaç nesne ve saf beton.

2017 yılında Riverrun'da, Bunker Sergileri'nin ilkinde, Sarkis bu fotoğrafların her birine o fotoğrafı tekrar eden sarı bir suluboya yapıştırdı. Her desen bir kıvılcım, her kıvılcım bir punctum oldu böylece. 


Bu serginin kitabı olarak hazırlanan Sarkis – Sarı Punctum'un metnini Cem İleri kaleme aldı, sergi fotoğrafları Cemal Emden tarafından çekildi, kitabın tasarımı Bülent Erkmen'in elinden çıktı.


“Desenler fotoğrafları yineliyor ama birebir kopyalamıyor: onlara benzeyen ama tam da aynıları olmayan başka bir imgeyi getirip yerleştiriyorlar fotoğrafın içine, yüzeyde başka bir mekân açıyorlar. Punctum mu bunlar? Sarı Punctum, fotoğrafın punctum noktasına mı işaret ediyor? Yoksa bir ayrıntıyı, izi, deliği mi gizliyor, fotoğrafın üzerine yerleşerek? Bu sarı dikdörtgenin altında ne var acaba?”


Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap:Dijital Çağda Fotoğraf Sanatı


İcat edildiği 19. yüzyılın ilk yarısından günümüze değin estetik ile yakın ilişki içerisinde olan bir sanattır fotoğraf. Duyularla algılanan ve güzeli konu edinen estetik ise dönemsel
foto kitap
olarak değişiklik gösterir ve fotoğraf sanatı bu değişimden hayli etkilenir. Dijital teknolojilerin yaygınlaşarak yaşamın her alanına nüfuz ettiği estetik anlayışı da farklı bir evreye girdi. Bu kitap dijital tabanlı teknolojilerinin gelişmesi ve yaygınlaşmasıyla adından bahsedilir hale gelen dijimodernizm ve bu dönemde metin formunda yaşanan köklü değişimin ortaya çıkardığı hipermetin kavramı bağlamında çağdaş fotoğraf estetiği anlayışında yaşanan dönüşümü sergilemneyi arzulamaktadır. Hipermetin, başta bilişim alanını ilgilendiren ve günümüzün tüm kültürel ürünlerini etkisi altına almış bir kavram. Dolayısıyla hipermetin üzerine yapılan sayılı araştırmalar, kavramı bilgi teknolojileri ya da bilbilim açısından ele alır. Bu araştırmalar, kavramın estetikle olan bağını kısmen göz ardı ederek, daha çok dijimodern dönemin kültürel ürünlerine odaklanır. Bu bağlamda kitapta ; modernizm, postmodernizm ve hipermetinle ilişkilendirilen dijimodernizm, zaman-mekân ve gerçeklik algısı ayrıca süje üzerinden açıklanır. Her bir dönemin yarattığı metin formu, yarattığı estetik anlayışı ortaya koyacak biçimde fotoğraf örnekleri üzerinden tanımlanır.


Kitabı satın almak için tıklayınız.

Cumartesi

Foto Kitap:Yol

Serkan Çolak 'ın ilk fotoğraf kitabı olan On The Road, 33 siyah beyaz fotoğraf ve  pskiyatrist yazar Tolga Binbay'ın kaleminden fotoğraflara eşlik eden 'Ardından' adlı metinden oluşuyor.
66 sayfalık kitap ,self published olarak Mas Matbaada 16,5x24 boyutlarında GardaMatt Ultra kağıda, soft cover kullanılarak 500 kopya basıldı.

Şimdiye kadar toplumsal belgesel fotoğraf çalışmalarıyla bilinen fotoğrafçının bu kitabı daha çok içsel çatışmalara ve yüzleşmelere yöneliyor.

Son on iki yılda çekilen fotoğrafların biraraya geldiği kitapta, somut bir yol hikayesinden öte yaşamın kendisinin bir yolculuk olduğu  düşüncesine vurgu yapılıyor ve fotoğrafçının kendi görme biçimini de sorguladığı bir alan yaratılıyor.

Serkan Colak

www.mahzenphotos.com


Pazar

Foto Kitap: Gaziantep’in Kuşları

Gaziantep, sahip olduğu bitki ve hayvan çeşitliliği çok zengin bir habitata sahiptir. Amanos dağları, Huzurlu Yaylası, İslâhiye Tahtaköprü baraj gölü, Hancağız baraj gölü ve Karkamış taşkın sulak alanı birçok sucul ve karasal organizma için beslenme, üreme ve yaşam alanı sunmaktadır. Bölge, özellikle Afrika ve Arap yarım adasında kışlayan birçok kuş türünün ilkbahar yaz aylarında gerçekleştirdikleri göç sırasında beslenme ve dinlenme alanı olarak kullandıkları bir yerdir. Özellikle koruma altına alınan Kelaynaklar, Nizip-Birecik Saray köyü mevkiini beslenme ve üreme alanı olarak kullanmaktadırlar. Gaziantep ve çevresi, Türkiye kuş dünyasında özel bir yere ve öneme sahiptir; farklı ekolojik ve iklimsel yapısı dolayısıyla biyoçeşitlilik ve kuş zenginliği bakımından özel bir coğrafi konumundadır.

Gaziantep’in Kuşları adlı bu çalışma, Gaziantep coğrafyasındaki kuş türlerini zengin fotoğraf görselleriyle ortaya koymaktadır. Uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olan kitap, Gaziantep’in geçmişten beri ne kadar farklı zenginlikleri bünyesinde barındırdığını, sahip olduğu ornitoloji (kuş bilimi) kültürünü bilimsel verilerle gözler önüne sermektedir. Bu kitabı farklı kılan etmenlerden bir tanesi de yazarın kuşların fotoğraflarını çekerken elde ettiği kuş görüntülerinin, kitabın başına konan QR Kod uygulamasıyla kitaba eklenmesidir. Bir belgesel niteliğinde hazırlanan kuş görüntü ve sesleri, okuyucunun kuş sesleriyle baş başa kalmasına vesile olmaktadır. Bu özgün kitabın yazarı Dr. Hüseyin Meşe, asıl mesleği genel cerrahi uzmanlığı yanında çocukluktan itibaren kuşlara olan ilgisinin birikimini bu kitapta toplamış ve Gaziantep semalarında görülen 298 kuş türünü bir araya getirmiştir.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Perşembe

Foto Kitap:Görme Biçimi Olarak Fotoğraf

Bir fotoğrafa baktığınızda ne görüyor, düşünüyor ve hissediyorsunuz? Seyircilerinizin fotoğraflarınıza nasıl tepki vermesini istiyorsunuz? Richard D. Zakia, klasikleşmiş Görme Biçimi Olarak Fotoğraf kitabı aracılığıyla fotoğrafçıların yaratıcı vizyonlarını zenginleştirmelerine otuz yıl boyunca yardım etti. Şimdi John Suler da Zakia’ya katıldı ve ikisi beraber, algı, hafıza, renk, zaman, uzam, biçim, illüzyon, retorik ve fotoğraf eleştirisi ilkeleri hakkında yazıyorlar. Diğer kitapların aksine, Görme Biçimi Olarak Fotoğraf fotoğrafın sanat, tasarım ve reklamla, psikoloji ve felsefeyle ilişkisinin yanı sıra, fotoğrafın görüntü üretme disiplinleri arasındaki özel yerini de anlatıyor. Amatör ya da profesyonel fotoğrafçı olmanız fark etmez, bu yaklaşım sayesinde, özellikle içinde bulunduğumuz dijital çağda, fotoğrafçılığı yalnızca bir teknik ve kompozisyon becerisi olarak değil, gerçekten görmenin yöntemi olarak da takdir edeceksiniz. 

Bu kitapta:
 
• Sosyal medyada fotoğraf paylaşımı ve fotoğraf eleştirisine yönelik çevrimiçi gruplar hakkında yeni bölümler,
 
• Henri Cartier-Bresson, Man Ray ve Ansel Adams gibi, Dünya’nın en iyi fotoğrafçılarından ilham verici görseller,
 
• Önemli noktaları ile “Karar anı” fotoğrafçılığı ve bu tür fotoğrafçılığın neden bazıları tarafından fotoğrafçılığın özü olarak görüldüğü hakkında kapsamlı bir tartışma,
 
• Fotoğrafta beden dili, kamera açıları, görüntü oranları, otoportreler ve özçekimler hakkında ve anılar ile kişiliğin fotoğrafçılığı nasıl etkilediği hakkında yeni bölümler bulacaksınız.


Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap: Arka Plan Foto-Röportajları

Yazmak zor zanaat. Hele yürek işçisine, gönül işçisine... 

Evet cesaret ister, yürek ister. Yürekten kasıt Adana ağzıyla külhanbeyi değil...
Fotoğraf ise bambaşka zaten. Adı ve açılımı ortada. Işıkla yazılan öykü. Ya yürekle birleştirilince... Zaten fotoğraf dediğimiz şey, az bir şey amatör ruhtan çıkıp, ince çizgiyle profesyonelliğe adım atmaya başladığınız anlarda ortaya çıkar ve fotoğraflar fotoğrafçının fotoğrafı oluverir artık. Evet, evet aslında o karelerde fotoğrafçıyı görürsünüz. Fotoğrafçı artık kendi yaşamında kırılma anları dahil olmak üzere, tavan yapacağı zamanın tanığı olarak anı ölümsüzleştirir ve aslında kelimenin tam anlamıyla kendinin fotoğrafını üretir.



Zanaat dedik, sanat ve zanaat. İşte ince bir çizgi daha. “Ne önemi var olur mu?” der, bir kısım. “Olmaz olur mu?” der, bir kısım da. Yahu ikisi de emek! Kolay yola ne ile anlattığımız değil, nasıl ulaştığımız önemli değil mi? Ona bakalım desek peki. Hani şair diyor ya: “Yaşadıklarımdan öğrendiğim birşey var”. Yaşadıklarımız öğretti zaten, yürek ve beden işçisinin sonu emek kelimesiyle birleşiyor. Tecrübe ediyorsunuz hayatı, yaşamayı o ince çizgiyi anlıyorsunuz. Belli bir zaman sonra duruluyorsunuz. Kendinize “niye?” demeden edemiyorsunuz. Neden bu yarış?

Fotoğraf için en kolay sanat dalı derler. Usta ise: “en iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı” der, ithafen: “Sanatçı olmanın en kolay yolu fotoğrafçı olmaktır. Sıkıysa müzisyen ol”  diye de ekler üstad Ara Güler. Devam eder: “Ben Singer dikiş makinesiyle bile fotoğraf çekerim”, “Fotoğraf konusunda şanslıyım çünkü olay beni buluyor”. Sanat olmasına lüzum yoktur fotoğrafın. Fotoğraf tarih olayıdır. Tarihi zaptediyorsun, bir makine ile tarihi durduruyorsun diyerek farklı bakış açısının, entellektüel bilgi birikimini gösterir.

Fotoğraf deyince bütün bu yazdıklarıma ekleyeceğim tek bir satır olur: Sanat, evet yürek işçisinin sanatı. Çünkü kendimi en iyi ifade ettiğim, anlattığım platform. Düşüncelerimi harmanlıyorum. Konu bu olunca, susmak ve sessizce sadece üretmek. Susup üretmeyi tavsiye etmek. Ayrıca tavsiye ettiklerine bakınca, aynaya kendine bakınca, “Sanat ya da zanaat ince çizgi ayarına lüzum var mı?” demeden geçemiyorum.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Foto Kitap:Küçük Şeylerin Büyük Dünyası

Makro fotoğrafçılığı tercih edenler, sıra dışı bir dünya ile tanışmanın ve güzelliklerle buluşmanın hazzını yaşarlar. Çünkü makro fotoğraf çekmeyi sağlayan araçlar şaşırtıcı, büyüleyici, eşsiz bir dünyaya açılan pencerelerdir....

Makro fotoğrafçılık yoğun çalışmayı gerektirir ama onunla uğraşanlar, öbür fotoğrafçılara göre, daha çok ayrıcalıklı anlar yaşarlar. Bu yüzden de makro fotoğrafçılık, her fotoğrafçının mutlaka denemesi gereken bir alandır.

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Cuma

Foto Kitap:Çünkü Hayat Bulaşıcıdır

Dilek Kartal’ın Çünkü Hayat Bulaşıcıdır adlı kitabı birbirinden güzel anlatıların olduğu bir fotoğraf-yorum kitabı. Fotoğraf sanatçısı Enes Şakar’ın fotoğraflarını yorumladığı metinlerinde Dilek Kartal; şairliğinin izlerini fazlasıyla bulaştırıyor hayata.

“Dünyanın bütün “a”ları upuzun alev gibi sarıyordu İbrahim’i.”

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Pazar

Foto Kitap: Hindistan Çingeneleri

INDIAN GYPSIES/HİNDİSTAN ÇİNGENELERİ kitabı, ödüllü fotoğraf sanatçısı Hasan Cem Araptarlı’nın ikinci büyük projesi.

Sanatçı, 2016 yılı Ekim ayında yayınlanan ilk kitabı WATER WORLD/SU DÜNYASI ile dünyanın önde gelen üç önemli fotoğraf yarışmasından birincilik dahil çeşitli ödüller kazanarak ses getirdi. Projeyle ilgili haberler, sanatçının internet sitesinde görebileceğiniz üzere basında geniş yer buldu.

INDIAN GYPSIES/HİNDİSTAN ÇİNGENELERİ projesi yaklaşık iki yıl sürdü. Sanatçı bu süre zarfında Hindistan’da, 100’ün üzerinde yerleşim birimini ziyaret etti, buralarda çingenelerin yaşamı üzerine detaylı çekimler gerçekleştirdi. Kervanlarıyla göçlere katıldı. Kitap, dünyada bu konu üzerine yapılmış tek ve en detaylı fotoğraf kitabı olma özelliğini taşıyor.

Kitaptan dokuz fotoğraf, sonuçları bu ay açıklanan, dünyanın en büyük fotoğraf yarışmalarından, INTERNATIONAL PHOTOGRAPHY AWARDS 2018’te ‘HONORABLE MENTION’ ödülü kazandı. Ayrıca sonuçları 2019 yılının ilk üç ayı içerisinde açıklanacak dört ayrı uluslararası yarışmada da adaylığı bulunuyor.

Sanatçı, iki sene büyük Hindistan’ın en ücra ve tehlikeli yerlerinde bu insanların hayatını takip etmesinin sebebini, projenin söylemek istediği sözü, sosyolojik derdini kitabın ön tarafında yer alan makalede şu şekilde açıklıyor:

“Peki neydi beni bu insanların dünyasını fotoğraflamak için tetikleyen şey?

O günlerde kendime defalarca sorduğum bir soruydu bu…

Yarının amaçlarına uygun bir kurguyla sürdürmeyi esas aldığımız, hayallerimizi çürüten, her geçen gün daha da köleleşmemize sebep olan sentetik yaşamımızın karşısına; uyumsuz, tek aidiyeti ailesi ve özgürlüğüne olan, laftan sözden anlamayan bir insanın, verili kalıplara uymayan, anlaşılması zor serüvenini koymak sanırım.İdeal bir model olarak değil, fotoğraflara bakacak olanlarla beraber düşünmek için… Özgürlük nedir? Kölelik nedir? Başkalarının şekillendirdiği bir hayatı itirazsız kabullenmek midir doğru olan yoksa tüm zorluklara rağmen nefes alabileceğin alanlarını teslim etmemek mi?”

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Ara Güler Arşiv Serisi - İstanbul'un Vapurları

 Kıyıda, iskeledeki çocuklar, Haliç’in kayıkçıları her birini isimleriyle ezberlediğimiz şehir hatları vapurları, tepelerden koşa koşa indiğ...