Kayıtlar

Sergen Şehitoğlu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Foto Kitap:Kill Memories

Resim
Kimlik, ileride yurttaşlar için en değerli varlık haline gelecek ve asıl olarak sanal alemde var olacak.» Eric Schmidt ve Jared Cohen,The New Digital Age.  Reshaping the Futureof People Kurucularının dijital dünyanın zirvesi olarak gördüğü Google, Sergen Şehitoğlu içinbitmek tükenmez bir imge kaynağı. Şehitoğlu “Kill Memories”, “Google Street View”, “Mt. Paektu”adlarını verdiği üç fotoğraf serisinden ikisini orada bulduğu malzemelerden oluşturuyor. İçinde bulunduğumuz post-internet çağında, Şehitoğlu, gözetleme güdüsünün ve her yerde hazır olabilme yetisinin baskın olduğu bu teknolojilerin kullanımını yapıbozuma uğratıyor. Burada söz konusu olan, görme ve kendini gösterme arzusu. Özel ve kamusal alanlar arasındaki ayrım gittikçe kırılgan bir hal alıyor; gerek imgelerin kontrolü gerek kişisel verilerin veya arşivlerin yaratılması açısından, mahremiyet günümüzde köklü bir dönüşüm geçiriyor. Takip etme, paylaşma, görüntü alma, spoilerverme, gözetleme ve depolama gibi eylemleri içer...

DENEMELER: 310 Adet Sanatçı Portresi

Resim
SANATORIUM, 25 Nisan - 6 Mayıs 2017 tarihleri arasında Sergen Şehitoğlu’nun son dönemde üretmiş olduğu veri görselleştirmelerine ev sahipliği yapıyor.   Sanatçının son sergisi, “çevrim-içi sistemlerde bireyin var oluşunu”  çalışmalarının odak noktası haline getirmektedir. Ancak bu kez çevrim-içi dünyanın içinde konumlanan ve sergi bağlamında çözümlenen birey aslında “sanat dünyasının” oluşturucu ögelerinden biridir. Bir sanatçı, çevrim-içi dünyada nasıl var olur? Bu çalışmalar, günün her saati elimizin altında bulunan ve birçok kişinin kolaylıkla ulaşabileceği internet tabanlı “veri bankalarının” doğası üzerine birer soruşturmadır. Bahsi geçen veri bankalarında sanatçı kimliğinin nasıl kurulduğu ve görünür kılındığı serginin temel problematiklerden biridir. Bu “veri bankaları” yani çevrim-içi ansiklopediler, sanal sözlükler, arama motorları sonuçları vb. bütün kaynaklar aslında düzensiz olan bir dünyaya düzen getirme girişiminin belirtileridir. Bunlar birer listedir ve çevri...

Sergen Şehitoğlu: “Cubbyhole”

Resim
İsmini İngilizcede küçük bir mekânı tarif etmeye yarayan, ‘odacık’ ya da ‘hücre’ anlamlarına gelen “cubbyhole” teriminden alan sergi, Sergen Şehitoğlu’nun henüz hiçbir yerde gösterilmemiş fotoğraflarını kapsıyor. Özünde modernizmin idealist vizyonu üzerine temellendirilmiş günlük hayatlarımızın, baştaki ideallerin aksine ne kadar da daraltıcı, kopartıcı ve hapsedici olduğunun altını çizen seri, özellikle büyük kentlerde modern şehir hayatının insana dayattığı hayat biçimlerini sofistike ve çokkatmanlı imgelere dönüştürüyor.

Emin Mete Erdoğan’ın “Dolanık Cern Planları” ve Sergen Şehitoğlu’nun “0dB” Adlı Kişisel Sergileri, Eşzamanlı Olarak Sanatorium’da

Resim
Emin Mete Erdoğan’ın “Dolanık Cern Planları” ve Sergen Şehitoğlu’nun “0dB” adlı kişisel sergileri, eşzamanlı olarak Sanatorium’da sanatseverlerle buluşuyor. 25 Nisan - 25 Mayıs 2013 tarihlerinde ziyarete açık olan sergiler, sanatçıların ilk kişisel sergileri olmakla birlikte, tuval ve fotoğraf alanında yeni ve de yapıcı bir dilin peşine düşüyor. 

Sergen Şehitoğlu’nun İlk Kitabı “0 dB – 0 desibel” Yayımlandı

Resim
Fotoğraf sanatçısı Sergen Şehitoğlu ’nun ilk kitabı “ 0 dB – 0 desibel ” Espas yayınlarından çıktı. Fotoğraf sanatçısı Sergen Şehitoğlu’nun “0dB” adlı fotoğraf kitabı, temel olarak insansız alanların yoğunluğunu irdeliyor. İnsanın en alt duyum eşiğine verdiği bir değer olarak “0dB”, aslında mutlak bir sessizlik durumunu değil, insan algısının sınırını ifade ediyor. “0dB” noktasındaki sesler ve titreşimlerse, Sergen Şehitoğlu’nun peşine düştüğü yalnız mekânların hikâyelerinde yankılanıyor. Fotoğraflarında öyküsel bir dizilim izleyen Sergen Şehitoğlu, kentin karanlık ve yalnız köşelerinde “0dB”lik bir gürültünün karşılığını arıyor. 0 dB , kimsenin olmadığı bir şehirde sessizliğin görsellerini sunuyor. Hakan Bıçakcı'nın hikayesiyle bütünleşen fotoğraflar, kasvetli bir rüyaya davet ediyor. Bir süreliğine bile olsa başka hiçbirşey düşünmeden, fotoğrafların yarattığı şehirde, boş sokaklarda, yeraltı tünellerinde, geceden gündüze, gündüzden tekrar geceye kadar geçen süreçte, sess...