Kayıtlar

Robert Capa etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Foto Kitap:Capa Kayıp Giden Bir Yıldız

Resim
Robert Capa, dünyaca ünlü bir savaş fotoğrafçısı. Özellikle İspanya İç Savaşı sırasında çektiği fotoğraflarla adını duyurmasına rağmen biz onu en çok 2. Dünya Savaşı ve özellikle Normandiya Çıkarması sırasında çektiği fotoğraflardan tanıyoruz.  İnsanın kafasına kazınan bazı kareler vardır. Filmlerde, posterlerde veya çeşitli dergilerde karşımıza çıkar ama kimin çektiğini çoğumuz bilmeyiz. İşte o fotoğrafların, belki hafızamızda en çok yer edenlerini çeken kişi, Robert Capa'dır.  Bu kitap, dünyanın dört bir yanındaki savaş alanlarında haber yapmaya harcanan bir hayatın özeti niteliğinde. Üstüne yapışan ve onu fotomuhabirliğin efsanesi haline getiren çılgın imajının uzağında, kendini samimiyetle anlatıyor ve hayatında belirleyici rol oynayan gerçek yarasını açığa vuruyor. http://www.dr.com.tr

Foto Kitap: Robert Capa Kanın Beyaz Sesi

Resim
İnsanoğlunun unutkanlığına, hafıza kaybına hayret ediyorum. Eğer bu iki özellik olmasaydı, insanoğlu tarihi boyunca savaşmaz, kan ve gözyaşıyla ömrünü tüketmezdi. Hiç olmadı birinde ders çıkarır ve buna bir dur derdi! Ancak ne yazık ki insanoğlu unutmaya mahkûm ve benzer şeyleri tekrar tekrar yaşamaya da! Capa’nın savaş fotoğraflarını gördüğümde, iki düşünce dolandı beynimde. Birincisi, görsel tanıklık kadar hiçbir şey insanı etkilemiyor. İkincisi, iyi bir sanatçı fotoğrafçıysa çektikleriyle, yazarsa yazdıklarıyla, ressamsa boyasıyla öyle bir not düşüyor ki insanlık tarihine, insanlığın gündeminden asla düşmüyor. Capa bu adlardan biri. Çünkü o insanın kötü ve iyi özünü keşfediyor, onu objektifinden yansıtıyor.

Fotoğrafçı Okumaları:Robert Capa

Resim
Ka’da her ay gerçekleşen Fotoğrafçı Okumaları etkinliği fotoğrafçıların ürettiklerine daha bütünlüklü bakabilmeyi hedefliyor. Yani fotoğrafçıyı, yalnızca fotoğraflarına bakarak değil; onun okudukları, yazdıkları, çizdikleri ve hayatına dair ulaşabildiğimiz başka detaylarla birlikte ve ürettiği dönemin koşullarını da gözeterek anlamaya çalışıyoruz. Okumalar katılımcıların da etkin olmalarıyla zenginleşeceğinden, sizlerin de gelirken fotoğrafçılar üzerine çalışıp gelmenizi bekliyoruz. Etkinlik ücretsizdir.

Robert Capa Retrospektif Sergisi Folk Art Galeride

Resim
Savaşı sevmediği halde tüm dünyanın kabul ettiği en iyi savaş fotoğrafçısı, en büyük fotoğraf ajanslarından Magnum’un kurucularından. Tutkulu, uslanmaz bir aşık, bir maceraperest, bir adrenalin bağımlısı. Ününü, hayatını, hayatının aşkını savaşta kazanmış ünü hariç hepsini kazandığı gibi savaşta kaybetmiş Robert Capa ilk kez Türkiye’de.  ( 4 Mart - 15 Mayıs 2016) http://folkartgaleri.com

Futbol Tutkusuna Magnum Vizöründen Bakın

Resim
Futbol gibi, oldukça az tutku insanları bir araya getirir. Sadece bu spor, her türlü mantığa aykırı bir şekilde, milletlerin ruh halini ve hatta hükümetlerin kaderini etkileyecek duyguları tetikleyerek. 1947 yılında kurulan ünlü Magnum Photos ajansının üyelerinin birçoğu futbol dünyasını, taraftarlarını, maçlarını, futbolcularını, Afrika’nın bir arazisinde veya Brezilya’nın bir plajında çıplak ayak veya İngiltere’nin sokak arasında bir teneke kutusuna tekme atarken fotoğraflama şansına sahip oldular.  Sergi; futbolun, dünyanın her yerinde, ırk, din, uyruk ayırt etmeksizin, köklerinin her birimizin içine ne kadar nüfus ettiğini göstermektedir. Oyunun kendine has güzelliği ile fotoğrafların estetiğinin kalitesini bir araya getirmektedir. Futbolu her şekliyle kutlayan sergi, aynı zamanda bizleri yarım yüzyıl süresince dünyanın dört bir köşesine sürükleyen, heyecan verici bir sosyal paylaşımdır.

Kesişen Yollar

Resim
Bu sergi Henri Cartier Bresson, Robert Capa, Brassai gibi fotoğrafçıların mirası olan büyük bir fotoğrafik geleneğin iki önde gelen yorumcusunun çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’den Timurtaş Onan ve Hırvatistan’dan Stanko Abadžić bu projede işbirliği yaparak birbirlerinin şehirlerinden ilham aldı; Onan Zagreb’i, Abadžić İstanbul’u fotoğrafladı. Her iki fotoğrafçının ürettiği siyah beyaz fotoğraflar ışığın ele alınışı ve geometrik ayrıntılara vurgu yapan formal kurgularıyla ortak bir görsel dili ortaya çıkarıyor. Fotoğrafçıların duyarlılıklarıyla, iki kenti ve buralardaki yaşamı farklı kılan nitelikler, fotoğraflanan detaylarda kendini gösteriyor. www.istanbul-fotografgalerisi.com

Magnum'un Kontakt Baskıları İstanbul Modern'de

Resim
“Magnum - Kontakt Baskılar” sergisi, dünyanın en prestijli fotoğraf ajanslarından Magnum Photos’un geçtiğimiz yüzyıldan bu yana görsel kültürde iz bırakan fotoğraflarının yaratım süreçlerini kontakt baskılar üzerinden keşfe çıkıyor. Sergi, Magnum’un dünyaca tanınan üyelerinin birinci ağızdan hikayelerini de aktararak, fotoğrafçıların karar alma süreçlerini açık bir şekilde görme ve kavrama imkanı sağlıyor. Fotoğrafta analog döneme odaklanan sergi, dijital teknolojilerin gelişmesi ve fotoğraf üretimini derinden etkilemesiyle birlikte gitgide geçmişte kalan bir çalışma tekniğini hem incelemek hem de anmak üzere, Martin Parr’ın tabiriyle bir ‘kitabe’ işlevi görüyor.  (26 Şubat - 2 Ağustos 2015)

Sergi:Kesişen Yollar

Resim
Bu sergi Henri Cartier Bresson , Robert Capa , Brassai gibi fotoğrafçıların mirası olan büyük bir fotoğrafik geleneğin iki önde gelen yorumcusunun çalışmalarından oluşuyor. Türkiye’den Timurtaş Onan ve Hırvatistan’dan Stanko Abadžić bu projede işbirliği yaparak birbirlerinin şehirlerinden ilham aldı; Onan Zagreb’i, Abadžić İstanbul’u fotoğrafladı. Her iki fotoğrafçının ürettiği siyah beyaz fotoğraflar ışığın ele alınışı ve geometrik ayrıntılara vurgu yapan formal kurgularıyla ortak bir görsel dili ortaya çıkarıyor. Fotoğrafçıların duyarlılıklarıyla, iki kenti ve buralardaki yaşamı farklı kılan nitelikler, fotoğraflanan detaylarda kendini gösteriyor.     

Ali Öz'le Son Sergisi ''Ayıp Şehir'' ve Fotoğrafa Dair Bir Söyleşi

Resim
Fotoğrafa ilgi duyma ve akabinde foto muhabiri olma sürecinizden bahsedebilir misiniz? Lise çağında insan sınıf çelişkileri içerisinde büyüdüm, köyde domates ekmiştik domatesçi tüccar emeğimizin karşılığını ödemedi. Bu olay benim çok zoruma gitmişti ve ilk sınıf çelişkisini öyle yaşamıştım. Sonrasında lisede gazeteci olmaya ve toplumsal duyarlılık içerisinde kamusal yarar adına bir iş yapmaya karar vererek Ankara Basın Yayın bölümünü birinci tercih seçtim. Akabinde okula başladım ve burada sosyal politika alanında çalışmaya başladım. Köy-Koop ve çeşitli sendikalarda aktif olarak çalıştım. Köy-Koop sendikası o dönemin DİSK gibi kırsal kesimin örgütlendiği bir yerdi. Köy-Koop sendikasında Sinan Çetin ve Celal Ertem fotoğrafla ilgileniyorlardı. O dönemde de fotoğraf dersi alıyorduk onlar (Celal Erten ve Sinan Çetin) ayrılınca fotoğraf işi bana kaldı. Daha sonra fotoğrafın kendimi en iyi ifade edebildiğim araç olduğunu fark ettim. O dönemde hazırladığımız afiş ve pankartlard...