Cumhuriyetin Fotoğraf Arşivi Pera Müzesi’nde

 İstanbul’un yakın tarihine, bu kez gazete sayfalarında yer alan haberlerden değil, o haberlerin gerisinde kalan fotoğraflardan bakıyoruz.

İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün 20. yılı kapsamında hazırlanan “Cumhuriyetin Kamera Arkası” sergisi, erken Cumhuriyet döneminin İstanbul’unu 1920’lerden 1950’lerin başlarına uzanan geniş bir fotoğraf arşivi üzerinden ele alıyor. Pera Müzesi’nde açılan sergi, yalnızca dönemin önemli olaylarını değil; sokakları, gündelik hayatı, eğlence biçimlerini, çalışma yaşamını ve şehirde yaşayan insanların sıradan anlarını da görünür kılıyor.

Serginin en dikkat çekici yönlerinden biri ise fotoğrafların önemli bölümünün daha önce gazete sayfalarında yayımlanmamış olması.

Gazeteye giremeyen fotoğraflar

“Cumhuriyetin Kamera Arkası”, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu içerisinde bulunan 90 bini aşkın negatiften oluşan Basın Fotoğrafları Arşivinden seçilen kareleri bir araya getiriyor.

Arşivin sergi kapsamında odaklanılan bölümü 1920’lerden 1950’lere uzanan yaklaşık 20 bin negatiften oluşuyor. Bu kareler arasında yalnızca dönemin siyasi ve toplumsal olayları değil, İstanbul’un gündelik yaşamına ilişkin pek çok ayrıntı da bulunuyor.

Mahalle araları, kalabalık caddeler, spor alanları, eğlence mekanları, çalışma hayatı, kent sorunları ve sokak yaşamı sergide yan yana geliyor. Kazalar, yangınlar, suç mahalleri ve mahkeme koridorları gibi dönemin haber dünyasının sert görüntülerinin yanında aile buluşmaları, geziler ve arkadaş grupları gibi daha kişisel kareler de arşivin farklı yüzünü ortaya çıkarıyor.

Fotoğrafın haber olmadan önceki hali

Sergiyi özellikle fotoğraf tarihi açısından ilginç kılan noktalardan biri, bir gazete fotoğrafının nasıl ortaya çıktığına dair ipuçları vermesi.

Bir haber için çekilen onlarca kare arasından yalnızca biri gazete sayfasına girebiliyordu. Sergi ise seçilmeyen, kullanılmayan veya dönemin yayın anlayışı nedeniyle görünürlük kazanamayan diğer görüntüleri de yeniden karşımıza çıkarıyor.

Böylece tek bir fotoğrafın anlattığı olayın çevresindeki ayrıntıları, fotoğrafçının farklı kadrajlarını ve aynı anın birkaç saniye öncesiyle sonrasını görmek mümkün hale geliyor.

Negatifler üzerindeki kesme, kazıma ve maskeleme gibi müdahaleler de fotoğrafın çekildiği andan gazete sayfasına ulaşana kadar geçirdiği editoryal süreci görünür kılıyor.

Selahattin Giz ve Namık Görgüç’ün izleri

Sergideki arşivin önemli bir bölümünün, erken dönem basın fotoğrafçılarından Namık Görgüç ve onun öğrencisi Selahattin Giz ile bağlantılı olduğu belirtiliyor.

Görgüç, Cumhuriyet gazetesinin 1924 yılında kurulan fotoğraf servisinin oluşumunda görev alan isimlerden biri. İstanbul'u uzun yıllar boyunca fotoğraflayan Görgüç'ün ardından arşivin Selahattin Giz tarafından korunduğu ve genişletildiği biliniyor.

Bu nedenle sergide karşılaşılan fotoğraflar yalnızca tek bir fotoğrafçının üretimini değil, dönemin basın fotoğrafçılığının ortak hafızasını da yansıtıyor.

Arşivde Cemal Göral ve Faik Şenol gibi dönemin başka fotoğrafçılarının çalışmalarının da bulunması, koleksiyonun İstanbul’un görsel tarihini farklı bakışlarla takip etmeye olanak sağlıyor.

İstanbul’un daha az bilinen görüntüleri

Serginin belki de en güçlü tarafı, erken Cumhuriyet İstanbul’unu yalnızca alışılmış tarihsel imgeler üzerinden anlatmaması.

Resmi törenler, önemli kişiler ve dönemin sembolleşmiş görüntülerinin yanında; sokakta bekleyen insanlar, meraklı kalabalıklar, hayvanlar, eğlence mekanları, kent sorunları ve günlük yaşamın küçük ayrıntıları da serginin önemli bir parçası.



Bu yönüyle “Cumhuriyetin Kamera Arkası”, yalnızca bir fotoğraf sergisi değil, aynı zamanda İstanbul’un gündelik hayatına ait büyük bir görsel hafıza çalışması olarak öne çıkıyor.

Sergi, tarihsel bir dönemi tek bir anlatı üzerinden göstermek yerine, arşivin dağınık ve çok katmanlı yapısını koruyarak İstanbul’un daha karmaşık, hareketli ve zaman zaman sert gündelik hayatını ortaya çıkarıyor.

90 bin negatiflik bir hafıza

Yaklaşık 1910’lardan 1970’lere uzanan 90 bin 52 negatif, Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından 2011 yılında satın alındı. Arşivin restorasyon ve dijitalleştirme çalışmaları ise 2013 yılında tamamlandı.

Bugün bu negatifler yalnızca geçmişte çekilmiş fotoğraflar olarak değil, İstanbul’un değişimini takip edebilmek için önemli bir görsel kaynak olarak değerlendiriliyor.

“Cumhuriyetin Kamera Arkası” da bu büyük arşivin içinden seçilen karelerle, fotoğrafın yalnızca gördüğümüz görüntüden ibaret olmadığını hatırlatıyor. Bazen asıl hikâye, gazete sayfasına girmeyen fotoğrafta saklı kalabiliyor.

Cumhuriyetin Kamera Arkası, 28 Mart 2027 tarihine kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası
Yer: Pera Müzesi, İstanbul
Tarih: 28 Mart 2027’ye kadar
Küratörler: İdil Çetin, Ahmet Ersoy
Kapsam: 1920’lerden 1950’lerin başlarına uzanan basın fotoğrafları ve görsel arşiv

Yorumlar