Hellen van Meene İstanbul'da

Leica Galeri İstanbul, bomontiada işbirliğiyle 212 Fotoğraf Festivali kapsamında 11 Mayıs-9 Haziran tarihleri arasında, Hollanda Başkonsolosluğu'nun desteğiyle dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Hellen van Meene'nin Türkiye'deki ilk sergisine ev sahipliği yapıyor. 

Sanatçı hakkında:

Hellen van Meene (d. 1972) son yirmi yıldır dünyanın en önemli fotoğrafçıları arasında gösteriliyor. Fark yaratan stili ve yetişkinlik sınırındaki genç kızları görüntülediği zamansız, mahrem fotoğrafları, uluslararası beğeni kazanmasını sağladı. Kişisel ve karma sergiler sayesinde eserleri sanatçıya Japonya’dan Kore’ye ve ABD’ye geniş bir hayran kitlesi kazandırdı.

Hellen van Meene’in kariyeri, Rietveld Academie’den (Amsterdam) mezun olmasının hemen ardından, 1996’da kariyerine hızlı bir şekilde başladı. Çok sayıda karma sergiye katıldıktan ve Amsterdam’daki Paul Andriesse sanat galerisindeki ilk kişisel sergisinin gerçekleştirilmesinden sonra, Londra’daki Photographers’ Gallery’deki sergisiyle uluslararası ün kazandı. O günden bu yana sanatçının eserleri başta Hollanda’da olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki büyük müzelerin koleksiyonunda yer alıyor. Sanatçının eserlerini koleksiyonuna katan müzeler arasında Gemeentemuseum Den Haag (Lahey), Victoria & Albert Museum (Londra) ve MoMA’yı (New York) saymak mümkün.

Her ne kadar van Meene’in sanatı gelişim göstermiş ve konu seçimleri daha geniş bir yelpazeye yayılmış olsa da, sanatçı son yirmi yıldır aynı, özel ve tutarlı üslupla eser veriyor. Neyin fotoğrafını çekerse çeksin –bağımsız sanat eserleri, New York Times ya da Tank Magazine’in seçtiği görüntüler, Tokyo veya Los Angeles’tan genç kız fotoğrafları ya da köpek portreleri– her birinin “Hellen van Meene imzalı bir iş” olduğunu anlamamak imkansız.

Van Meene’in eşsiz üslubu, fotoğraflarında yarattığı zamansız, gizemli atmosfer ve tutarlı doğal ışık kullanımıyla şekilleniyor. Fotoğraflarında ışığı kullanma biçimi ve ergenlik çağındaki kızları fotoğraflama biçimi nedeniyle işleri, Botticelli’den Velázquez’e, Rafael öncesi dönemden 19. yüzyıla farklı dönemlerden farklı sanatçılarla karşılaştırılıyor.


Van Meene modellerini –sıklıkla genç kızlar– kendi sosyal çevresinden ya da doğrudan sokaktan buluyor. Kızın kim olduğu ya da nereden geldiği sanatçı için önem taşımıyor. Bu nedenle fotoğraflarına isim vermekten bilinçli olarak kaçınıyor; fotoğrafa konu olan kişinin kimliğinin önemi bulunmuyor. Fotoğraf görseli, zamanda fotoğrafçının özenle seçtiği belirli bir anı temsil ediyor; fotoğrafın kahramanı ertesi gün farklı görünebilir –özellikle de yetişkinliğe göz kırpan bir “geçiş dönemi” yaşıyorsa. Ne de olsa zaman uçup gider. Geriye kalansa çoğunlukla van Meene’in kariyerinin başında mı, yoksa bu yıl mı çekildiği kestirilemeyen zamansız fotoğraflar olur.

Yorumlar