Sergi: 40. Gününde Soma'yı Unutma
"Bu kitap, bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde zehir gibi bir hayatı yaşayanlardan derlenen malzemeyle meydana gelmiştir…" der Orhan Kemal.Yol boyu katar katar keder taşınıyor.
Belki umut, belki kim bilir.Ama en çok yol boyunca ölüm, ağıt ve “çözülmüş diz bağları” taşınan.Madenden Soma’ya…Soma’dan madene…**Işığın; otların, çiçeklerin, toz bulutunun ve ölümün üzerine düştüğü saatler.Bir de oraya buraya serpiştirilmiş levhaların.“Önce iş güvenliği sonra iş”“İş kazasını önlemek senin elinde”“Gözleriniz sizindir koruyunuz”…Kara delik hala kara, kapkara; yüzünü kapatıyor dumanıyla, utancından!Kahrından ve öfkesinden ölenler, arkadaşlarının ölümlerini taşıyorlar omuzlarında.Birer birer…Her birinin üstünde battaniye, yüzler açık; eşi, çocuğu, babası tanısın, bilsin diye.Bakışlar daha da yorgun her birinin ardından.Sözcükler daha da kırık.Ve yeni bir feryat aniden..***Bir kadın.Tekrar göz göze geldiği vesikalık fotoğrafla konuşuyor.“Gittin mi, söylesene gittin mi?”“Söyle…”“Söyle… Yüreğim kime tutunsun.”
Yusuf Aslan
http://taurusankara.com
Yorumlar