Arif Aşçı'nın ''Turkuaz'' İsimli Sergisi Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde

1958 Yılında Adana’da doğan Arif Aşçı, 1975-1982 yılları arasında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim öğrenimi gördü. Fotoğrafa, 1986 yılında çıktığı ve üç yıl süren Asya yolculuğu sırasında başladı. Yolculuk sırasında yaptığı çekimler ile Turkuaz belgeselini oluşturdu. 1996’da Çin’den başlayarak tarihi İpek Yolu güzergahını on sekiz ay boyunca bir deve kervanıyla yürüyerek katetti. Bu yolculuk daha sonra “İpek Yolunda Son Kervan” adıyla kitaplaştırıldı. Bu yolculuklar fotoğrafçı Arif Aşçı’nın kimliğini oluşturmasında etkili oldu. Kendine özgü fotoğraf diliyle hazırladığı Bahtabakan, Seul, İstanbul-Panorama, İstanbul’un Sokak Kedileri, İstanbul’un Sokak Köpekleri ve İstanbul’un Kuşları (İş Bankası Kültür Yayınları) sanatçının yayımlanmış olan fotoğraf  kitaplarındandır. 2012 yılında Japonya Higashikawa’da düzenlenen uluslararası fotoğraf festivali büyük ödülünü kazandı. Dünyanın pek çok yerinde sergiler açan Aşçı’nın fotoğrafları İstanbul Modern, Aleksei Schusev Museum (Moskova), Halleport Museum (Brüksel), Museo Dei Fori (Roma) gibi müzelerde sergilendi.


Arif Aşçı’nın Millî Reasürans Sanat Galerisi için hazırladığı ve “Yelkovan” adını verdiği sergisi, son beş yıllık bir sürecin sonunda ortaya çıkan fotoğraflarından oluşmaktadır. Arif Aşçı bu fotoğraflarında, her gün, her an, bakıp, dikkat etmediğimiz şeylerin birbirleriyle kurdukları gizli görsel bağlantıların sırlarını açıklamaya çalışıyor. Bir kaç dakika sonra, görsel hafızalarımızdan sonsuza kadar silinip gidecek olan renkli bir ışık hüzmesi, sayısız tesadüflerin sonucu, ait olduğu doğal mekanından kopartılıp beklenmedik bir şekilde bir araya gelmiş eşyalara şiirsel bir gizem yüklüyor. Bir formun diğeriyle ilişkiye geçtiği kırılgan bir bakış açısı, Pompei'nin kırmızısı ve Erken Rönesans duvar resimlerinin pastel tonlarıyla yıkanarak, bize en sıradan bir öğle sonu ışığında bile, ne kadar zengin bir görsel deneyimle göz göze gelebileceğimizi anımsatıyor. Arif Aşçı, ilk anda çok basit görünen bu kompozisyonlarda bakmak ve görmek kavramlarına kendi gözünden yeni kişisel bir yorum getiriyor.

Károly Aliotti, sanatçının fotoğrafları için şunları belirtmektedir: “"Yelkovan" adlı bu sergi, bütün bu düşünceleri harmanladığı için bu kadar önemli. Sergiye verilen "Yelkovan" adı, çok hassas bir seçim: Yelkovan geçen zamanın dakika koludur, ince ayarıdır. Teker teker geçen dakikaların hatırlatılmasıdır. Kaçıp giden anları tutamayacağımızı bildiğimiz için, onları yaşamanın, deneyimlemenin, hissiyatını yaşamanın önemimi bize hatırlatır "Yelkovan". Bir röportajında, Aşçı tek “keşke”sinin her akşam o gün çektiği fotoğraflarla ilgili notlar almamış olması olduğunu itiraf etmişti. Zamanı tutamıyorsak, belki de deneyimi sabitlemek mümkün.

“Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki zaman ve mekân, insanla mevcuttur.” Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Zaman akışının merkezinde olan deneyim ise tanıklık etmekten geçiyor; dakikalarca, saatlerce izlemek, seyretmek, seyir etmek, seyahat etmek. Başka bir anlamı da var "Yelkovan"ın: denizin bir karış üzerinden, suya değmeden uçarak kilometrelerce seyir halinde kalabilen bir fırtına kuşu. Zaman da, tıpkı yelkovan kuşu gibi, hiç suya değmeden, hızla akıp geçmiyor mu? Bu kuşun tehlike altında olması da ayrı bir tesadüftür belki de. Mana, hissiyat, duygu, hele ki zaman... Bunlar da aslında tehlike altında değil mi?

Arif Aşçı’nın “Yelkovan” isimli sergisi 2 Mart-15 Nisan 2016 tarihleri arasında Millî Reasürans Sanat Galerisi’nde izlenebilir.

www.millireasuranssanatgalerisi.com

Yorumlar

Popüler Yayınlar